bilgievlerim
*** Dijital Yazıların ve Romanların Yeni Sayfası www.ebooksun.blogspot.com 'UN KATKILARIYLA HAZIRLANMIŞTIR *** En Çok Okunan Romanlar, yeni çıkan kitaplar 2025, pdf kitap siteleri, kitap tavsiyeleri, 2025 roman önerileri, kitap blogları, kitap özetleri, roman incelemeleri, yazar biyografileri, kitap yorumları, pdf kitap indir, epub kitap indir, kitap serileri, yerli romanlar, yabancı romanlar, aşk romanları, tarihi romanlar, polisiye romanlar, bilim kurgu romanlar, dram romanları, fantastik kitaplar, e-kitap romanlar, ücretsiz roman oku

Çevirci -Translate - Перевести




🌍

Hayat Bilgisi

1-3. Sınıf · Konu Anlatımı · İnteraktif Testler

🏫 Okulumuzda Hayat 🏠 Evimizde Hayat 🍎 Sağlıklı Hayat 🇹🇷 Ülkemizde Hayat
📖

Türkçe

1-12. Sınıf · Dil Bilgisi · Okuma Anlama · Testler

📝 Dil Bilgisi 📖 Okuma Anlama ✍️ Yazma 🎭 Edebiyat
📐

Matematik

1-12. Sınıf · Konu Anlatımı · Problemler · Testler

🔢 Sayılar ➕ Toplama ➗ Bölme 📊 Geometri
🔤

İngilizce

1-12. Sınıf · Kelimeler · Dil Bilgisi · Testler

🔤 Words 🎨 Colors 🔢 Numbers 📝 Grammar
🔬

Fen Bilimleri

1-12. Sınıf · Konu Anlatımı · Deneyler · Testler

🌿 Bitkiler 🐾 Hayvanlar ⚛️ Kimya 🌌 Fizik
🏛️

Sosyal Bilgiler

4-12. Sınıf · Tarih · Coğrafya · Vatandaşlık

📜 Tarih 🌍 Coğrafya 🏛️ Vatandaşlık 🗺️ Harita
❤️

Değerlerimiz

Sevgi · Saygı · Dürüstlük · Hoşgörü · Yardımlaşma

❤️ Sevgi 🙏 Saygı ⭐ Dürüstlük 🌈 Hoşgörü
💰

Tasarruf ve Ekonomi

Su Tasarrufu · Enerji · Geri Dönüşüm · Birikim

💧 Su ⚡ Enerji ♻️ Geri Dönüşüm 🏦 Birikim
🇹🇷

Atatürk ve Cumhuriyet

Cumhuriyet · Atatürk · 29 Ekim · Milli Bayramlar

🦅 Atatürk 🏛️ Cumhuriyet 📜 29 Ekim ⭐ 23 Nisan
💻

Bilim ve Teknoloji

İcatlar · Robotik · Uzay · Yapay Zeka

🚀 Uzay 🤖 Robot 🖥️ Bilgisayar 🔭 Bilim
🌿

Doğada Hayat

Çevre Koruma · Geri Dönüşüm · Mevsimler · Hayvanlar

🌳 Ağaçlar ♻️ Geri Dönüşüm 🐝 Arılar 🌞 Güneş
🛡️

Güvenli Hayat

Trafik Kuralları · Acil Durum · Ev Güvenliği

🚦 Trafik 🚒 Acil 🏠 Ev 🚑 İlk Yardım
📚 Bilgi Evlerim · Tüm Dersler Tek Platformda
💬 WhatsApp Sipariş ✉️ Mail Gönder
📱 0536 380 84 13


📚
🏫
⭐
📚 Bilgi Evlerim

Tüm Dersler Tek Bir Yerde!

1. Sınıftan 12. Sınıfa Tüm Dersler · İnteraktif Testler · Konu Anlatımları · PDF Dökümanlar

1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf 9.Sınıf 10.Sınıf 11.Sınıf 12.Sınıf
📱 WhatsApp: 0536 380 84 13 📧 E-posta: guneszeki53@mail.com

Türkiye'nin En Kapsamlı Ders Platformu

2 Eylül 2018 Pazar

Güzel görmenin yolu


Güzel görmek için elinizde iki yöntem var. Bir: Nesneler arasında güzel olanları görmek. İki: Bir nesnenin güzel yönlerini görmek.
Size ilginç bir örnek vereyim. 1998 yılında televizyon kanallarından birinde futbolcu Rıdvan'ı konu alan bir magazin vardı. Rıdvan'ın -kendisinden özür diliyorum- bir alışkanlığı keşfedilmişti. Yere tükürüyordu. Kameraman ne kadar tükürüş yakalayabildiyse kaydetmiş. Rıdvan ekranda bir dakika içinde onlarca defa tükürdü. Bu güzel bir manzara mıydı? İzleyicileri tiksindirdiler. Elbette göz önünde rasgele tükürmek sevimli bir hareket değildir. Ama herkes de tükürmez mi? Siz hiç sokakta yürürken, lavaboda yüzünüzü yıkarken tükürmek zorunda kalmadınız mı? Eminim bunu gözlerden saklamak istediniz. Rıdvan'a yapılan haksızlığın onu bir anda nasıl çirkin gösterdiğini anlıyorsunuz. Bu bize de yapılabilirdi. Dahası çoğumuz bunun benzerini başkalarına yapıyoruz.
Bu hatalı bakış yüzünden çok değerli insanlara sevgimizi kaybediyoruz. Öfkelendiğiniz bir an arkadaşınıza kötü davranmış olabilirsiniz. Ama ona onlarca defa iyi davrandınız. Tek hareketinize odaklandığında arkadaşınız sizden uzaklaşacaktır. Dilinizden bir defa çirkin bir söz çıkmış olabilir. Ama yüzlerce defa iyi sözler söylüyorsunuz. Günde birkaç defa burnunuzu temizlemek durumunda kalabilirsiniz. Ama saatlerce burnunuz temizdir. Nereye odaklanıyorsunuz?
İnsanlar güzel göremeyince hayatın tüm güzelliklerini kaybediyorlar. Evli eşler arasındaki sevgi kısa süre içinde bu yüzden bozuluyor. Evliyseniz eşinizi evlendiğiniz gün gibi sevmeye devam ediyor musunuz? Evlilikten sonra gelen yıllar neyi değiştirdi. Eşiniz sizin için yemek pişiren aynı kadın değil mi? Hatta belki de evinizin temizliğini yapıyor, elbiselerinizi bile ütülüyor. Hasta olduğunuzda yardımınıza ilk koşan o.
Bazıları birkaç hataya odaklanıyorlar. Kalplerini kıran birkaç hatayı yüzlerce defa zihinlerinde tekrar ediyorlar. On defa işlenmiş bir hatayı zihinlerine on bin defa yaşatıyorlar. Keşke hatasız insanlar olmayı başarabilseydik. Ama bu mümkün değil. Orhan Gencebay'ın dediği gibi "Hatasız kul olmaz." Hatalara odaklandığınızda hataların artmasına neden olursunuz. Güzelliklere odaklanmak sayesinde hayatınızı kuşatan güzelliklerin artmasına neden olursunuz. Hangisini tercih ediyorsunuz?
Salonunuza bir saksı çiçeği yerleştirdiğinizde ilk günler onu sevdiğinizin bilincindesiniz. Bakmadığınız çiçeği bir süre sonra görmez olursunuz. Oysa aynı çiçek belki de daha güzelleşmiş olarak salonunuza renk katmaya devam ediyor. Yaratıcınızın size verdiği bedeni bir çocuk safiyetinde görüp sevebilirsiniz. "Neden şuram eğri" derseniz, bir yerlerinizin eğri olduğuna inanmaya başlarsınız. Bazı aşıkların kimlere aşık olduğuna bakın. Her sevgilinin burnu, ameliyatla düzeltilen küçültülmüş burunlardan değildir. Ebedi güzellik cinsellikte değil, ruhsallıktadır. Çünkü ölümsüz olan sadece ruhtur. Sevginizin kaynağı ruh değilse, nefis tatmin veya tahrip olunca sevgi biter. Sevgi biter, kalbinizi kendi ellerinizle sevgisiz bırakırsınız.
Bir çiçeği taç yapraklarını oluşturan maddeler nedeniyle sevmezsiniz. Sevgiyi besleyen sevgilinin üzerindeki şekil ve renk nakışlarıdır, yani anlamdır. Maddesi itibariyle çocuk, kadın, çiçek aynıdır. Kirli bir çamurun içeriğinden farklı değildir bunlar. Öldüklerinde her şey özlerindeki çamura döner. Varlığı farklılaştıran Yaratıcının ona yerleştirdiği anlamdır, yani ruhtur. Anlamını kaybettiğinizde varlığı da kaybedersiniz. Çok az insanın sahip olduğu bir yetenek bu: Güzellikleri görebiliyor musunuz?
İnsanın duygularını, dolaysıyla davranışlarını yöneten iki kavram vardır: Acı ve zevk. Acı verenlere olumsuz sonuçlarından bakarsak yaşama sevincimizi, heyecanımızı, cesaretimizi kırarlar. Alt bilincimiz acı verenlerden kaçacak şekilde yaratılmıştır. Zevk verenlere ise neredeyse adanırız. Zevk veren sevgili, zevk veren çiçek, zevk veren yiyecek, zevk veren müzik, zevk veren manzaralar. İnsanlar zevk uğrunda tehlikeli maceralara atılırlar.
Size en büyük zevk kaynağının sırrını anlatıyoruz. Bu sır sayesinde tüm hayatınızı cennete çevirebilirsiniz. Eğer güzel görebilirseniz her şey size zevk verecektir. Yağmur altında ıslanmaktan, kar yağışını seyretmekten, toprağı çabalamaktan inanılmaz bir zevk alacaksınız. Yağmur bu zevki kendiliğinden size vermez. Onu siz isteyip alacaksınız. Böylece manevi gücünüz, direnciniz, coşkunuz artacak.
Bir insan mutlu olduğu sürece çalışma azmine sahip olur. Zekası gelişir. Mutlu değilseniz ne okuyabilirsiniz, ne de yazabilirsiniz. Mutsuz insan konuşamaz. Varlığımızı evrene ilan edebilmemiz kendimizi mutlu hissetmemize bağlıdır. Bunun da ancak güzel görmekle mümkün olduğunu söylüyoruz. Bu büyük gücü ihmal etmeye devam edecek misiniz? Hayat geminizin kaptanı sizsiniz. Hazineniz altınlarla dolu. Onları öldürdükten sonra mı kullanmayı düşünüyorsunuz?
Şu anda okumaya iki dakika ara verin. Başınızı kaldırıp oturduğunuz mekanı gözden geçirin. Çevrede yer alan her şeyin güzel olduğunu düşünün. Onların hangi yönlerinin güzel olduğunu sorun. Güzellikleri sevdiğinizi hatırlayın, onları sevin. Kendinizi sevin. Hemen şimdi duygularınızın nasıl değiştiğini göreceksiniz. Şimdi... Lütfen. Önemli olan her mekanda gizlenen güzellikleri sürekli görebilmektir.
Başarı gerçek güzelliklerin içinde doğanların değil, çirkinliklerin bile güzel yanlarını keşfedebilecek kadar güzellik kaşifi olanlarındır.
Bakış açısı değişince insanın nasıl değiştiğini biliyorsunuz. Öfkeyle dolarsanız intikam almak istersiniz. Yavrularına acımasızca kurşun sıkan babaları düşünün. Bebeklerini sokaklarda terk eden anneleri düşünün. Vahşetlerini idamla bile temizleyemezsiniz onların. Ama sevgiyle dolarsanız kahramanlaşırsınız. Yavrusunu yangından kurtarmak için tereddüt etmeden alevlerin içine dalan anne gibi. Çocuğunu arabanın altında ezilmekten kurtarmaya çalışırken arabanın altında kalan baba gibi. Bu tür haberleri her gün televizyon ekranlarında izlemiyor musunuz? İnsan vahşileştiğinde, kurtlardan, yılanlardan, akreplerden daha vahşi olur. Ama aynı bir tek insanın şefkati, yer yüzündeki diğer tüm canlıların toplam şefkatinden daha üstün olabiliyor.

Hayıtınızı paylaşmak zorunda olduğunuz herkesin ve her şeyin güzel yönlerini keşfedebilmek için çaba harcamalısınız. Burada ürettiğiniz düşünceleri sık sık tekrar etmelisiniz. Nasıl düşünmeye devam ederseniz öyle düşünmeye alışırsınız. Alıştığınız düşünce davranışınızın nedenidir. Nasıl davranmaya devam ederseniz öyle davranmaya alışırsınız. Alıştığınız davranış karakterinizin kaynağıdır. Karakteriniz kaderinizi belirleyecektir. 

Güzelliği Keşfetmek Her Şeyin Doğalı Güzel


Güzellikleri ayıklayarak görenler özel cennetlerinde yaşarlar. Akşamları özel evimizde yaşadığımız gibi ömrümüz boyunca bedenimizde gizli özel mekanımızda yaşamaya devam edeceğiz. Özel dünyanızda gördüklerinizi değil baktıklarınızı bulacaksınız.

En güzel söz Kuran'ın "Yer yüzüne bakmazlar mı? Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik". (26:7) "Gökten indirilen suyla bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği güzel bahçeler bitirdik."(27:60) Güzelliklerin çevremizi nasıl bir enginlikte kuşattığının farkında mısınız?
Hiçbir şey yaratılışı, doğası, özü itibariyle çirkin değildir.

 Kediler, köpekler, kuşlar, böcekler, çiçekler, taşlar, ağaçlar, Güneş, Ay ve yıldızlar... Her şey ama her şey özleri itibariyle güzeldir. Hatta Bediuzzaman'ın dediği gibi 'Her şey ya bizzat güzeldir, ya da sonuçları itibariyle güzeldir." Bu açıdan şeytan bile çirkin değildir. 

Şeytan doğasındaki üstünlüğü gurur vesilesi yaptı, Ademi(as) küçümsedi, bu yüzden kovuldu. Eylemleri yüzünden kendisini çirkinleştirdi. Ama şeytanla savaşarak büyük makamlara yükselen milyonlarca insan yaşadı yer yüzünde. 

Köpeğin varlığı değil, ısırması kötüdür. İnsanın varlığı değil, cinayeti kötüdür. Doğası itibariyle hiçbir şeyi çirkin göremeyiz. Buğdaydan yapılan şarabın kötü olması buğdayı kötülemez. Ev yakmanın kötülüğü, yemek pişirmeye, insanları üşümekten kurtarmaya yarayan ateşi çirkinleştirmez. Yaratılmasalardı yaşayamayacağımız bakterilerin vücudumuz için tehlikesi, onları kötü yapmaz.
Beni çok şaşırtan bir cümleyi Özer Uçuran Çiller'in kitabında okumuştum: "Hiç kimse çirkin değildir." Bu cümleye itiraz ettim. Çünkü çocukluğumdan beri taşıdığım inancı sarsıyordu. Nasıl herkes güzel olabilir? 

 Bütün kadınlar güzel mi? Bütün çocuklar güzel mi? Ben güzel insanlar kadar güzel miyim? "Hayır, itiraz ediyorum." Diye bağırdım. Ama kısa süre sonra Özer Çiller'in tam olarak doğruyu söylediğini anladım, kendimden utandım. Konuyu araştırdım, bir ay sonra gazetedeki köşemde yayınlanan "Nasıl Güzel Olunur?" başlıklı yazıyı kaleme aldım.

Her şeyi Yaratan aynı mesajı verirken, biz kim oluyoruz? "O(Allah) ki yarattığı her şeyi güzel yapmış." (32:7) Onun en büyük kulu Muhammed (asm) aynı şeyi söylerken: "Allah'ım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlakımı da güzelleştir." Kesin olan şu: "Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır." Bediuzzaman
Bir bahar bahçesinde neye dikkat ediyorsunuz? Çevrede dolaşan sinekler var. Belki de sararmış, kokuşmuş yapraklar göreceksiniz. Ama aynı bahçede kırmızı beyaz çiçekler, yemyeşil otlar da bulunur. Dikkatinizi hangilerine yoğunlaştırıyorsunuz?

Güzelliklerle dolu bir nesneyi çirkin görebilirsiniz. Çirkin bir nesneyi de güzel görebilirsiniz. Nesneler arasında güzel olanlara dikkatinizi yöneltebilirsiniz. Bir nesnenin güzel yönlerine odaklanarak onu güzel görebilirsiniz. Çirkin yönlerine odaklandığınızda ise onu çirkin göreceksiniz. 

Güçlendirici Kelimeleri Kullanmak


Kelimelerin Önemi:
Önemli enerji kaynaklarından veya tüketicilerinden biri kullandığımız kelimelerdir. Hayatımızı kullandığımız kelimeler yönetiyor. Kelimelerimizi biz yönetmezsek onlar bizi yönetecekler. Üç tür kelime kullanırız:
Nötr kelimeler: Bunlar, üzerinde hiçbir yük bulunmayan, hiçbir şeyi itmeyen veya çekmeyen kelimelerdir. Atom içindeki nötron parçacıkları gibi. Duygu yönü sıfır olan kelimelerden söz ediyoruz. Örneğin: Normal, sıradan, şey, iş, önce, sonra, gün, akşam vs. Bu tür kelimelerde hiçbir olumlu veya olumsuz çağrışım yoktur. İyi değildirler, kötü de değildirler.
Zayıflatıcı kelimeler: Bu kelimelere dilin doğasında olumsuz anlamlar, olumsuz duygular yüklüdür. Zayıflatıcı kelimelerle çirkinlikleri, kötülükleri tanımlarız. Bu kelimeleri her kullandığınızda enerji yükünüz azalır. Kelimeler tekrar edildikçe olumsuzluk yükü artar, kocaman bir duygu çöplüğü oluşur. Şu kelimelere bakın: Alçak, şerefsiz, adi, başarısız, çirkin, tiksindirici, pahalı, korkunç, zor, acı, öldürücü, kanlı, katil, tembel, eski vs.
Zayıflatıcı kelimeler onları dinleyenlerin zihinlerinde coşkuyu azaltan görüntüler oluştururlar. Bu kelimeleri kullandıkça psikolojik gücümüz azalır. Yüzlerce defa "şerefsiz" diyen insan, şerefsizleri aşağılasa da bir gün aşağıladığı şerefsizlerin arasında bulur kendisini. Lanet edenler çoğu zaman aslında kendilerine lanet ettiklerinin farkında değildirler.
Bediuzzaman -günümüz diliyle- "Çirkinlikleri detaylı anlatmak temiz zihinleri bozar" der. Kötü hikaye sadece dinleyenin değil, anlatanın da psikolojisini bozacaktır.
Küfreden çocuklarla arkadaşlık yapan çocuklar zamanla çok çirkin işler yapıyorlar. En ahlaklı yetişen çocuklar, küçüklüklerinde küfretmeyi öğrenemeyen çocuklar arasından çıkıyor. En saygısız çocuklar en çok çirkin kelimeyi en erken öğrenen çocuklar arasından yetişiyor. Eski Japonların ne kadar saygılı ve temiz konuşan insanlar olduğunu bilmelisiniz. Çünkü onların dilinde küfür kelimeleri yoktur. Yapılan bir araştırmaya göre, kullandıkları küfürlerin çirkinliği ve çeşitliliği bakımından içinde yaşadığımız kültür birinci sıradaymış. Niçin çirkin fıkralarla tahrip edilmemize izin veriyoruz?
Biz küfreden bir ecdadın torunları değiliz. Sokaklarımızda bazı insanların dillerine sakız yaptıkları kelimeleri duymak bile ürkütücüdür. Onlar kendilerini ne kadar aşağıladıklarının farkında bile değiller. Size garanti ediyorum. Küfredenler cinayet veya terörden başka bir alanda başarılı olamazlar. Cani çete üyelerine bakın. Onları konuşurken dinleyin. (Yine de dinlemeyin. Korkmaz Yiğit gibi vücudunuzun kimyası bozulabilir. Şayet dinlemek zorunda kalırsanız yukarıdaki notu hatırlarsınız.) Eşlerine zulmedenlerin konuşurken kullandıkları kelimelere bakın. Bu gerçeği kendi gözlerinizle göreceksiniz.
Zayıflatıcı kelimeler onları kullananları sevimsizleştirirler; onları zamanla nefret edilen varlıklar haline dönüştürürler.
Güçlendirici Kelimeler: Olumlu yük taşıyan güçlendirici kelimeleri her kullanışınızda ruhunuzun güçlendiğini görürsünüz. Dinleyen herkes güçlü kelimelerinizin etkisiyle sizde sihirli bir güç olduğunu sanır.
Güçlendirici kelimeleri kullandıkça manevi gücünüzün, özgüveninizin, coşkunuzun arttığını göreceksiniz. Bu kelimeler, onları her tekrar edişinizde sizi daha güçlü ve etkileyici gösterecek. Dahası mıknatıs gibi bir çekiciliğe sahip olacaksınız. (Bu paragraftaki güçlendirici kelimelerin altı çizilmiştir.)
Başarı için dayanma gücüne, cesarete ve özgüvene ihtiyacımız var. Küçük bir engel karşısında hemen ümitsizliğe kapılan, kendini çaresiz hisseden bir insanın durumu çok acıdır. Oysa büyük kelimeler hayatımızı aniden değiştirebiliyor. Öyle ki en zayıf olduğunuz anda güçlendirici kelimeleri beş dakika tekrar ederseniz tüm duygularınızı değiştirebilirsiniz. Zihniniz, duruşunuz, yüz hatlarınız değişir. (Bu paragraftaki zayıflatıcı kelimelerin altı çizilmiştir.)
Büyük ve güçlendirici kelimeler arasından en önemlilerini size aktarmak istiyoruz. Bu kelimeleri ve bunların eş anlamlılarını alabildiğine kullanın. Kendinizi ve yaptıklarınızı bu kelimelerle tanımlayın. Çılgınca tanımlayın:
Enerji yükü en fazla olan güçlendirici kelimeler:
Büyük, farklı, şimdi, hızlı, fırsat, harika, bedava, kazançlı, yeni, kolay, heyecan verici, kesin.
Diğer güçlendirici kelimelerden bazı örnekler:
Sır, başarı, zafer, yapmak, cesaret, saygı, önem, sevgi, saygı, barış, oyun, gülmek, yardım, vermek, yükselmek, eğlenmek.
Bu kelimelerin her birinin eş anlamlısı olan onlarca kelime bulabilirsiniz. Büyük kelimeleri diğerlerinden ayırmalı ve onları her fırsatta yüzlerce kez tekrar etmeliyiz.
Eş anlam açısından size bir örnek vermek istiyorum. "Büyük" kelimesinin yaklaşık eş anlamlıları arasında "Heybetli, kocaman, koskoca, çaplı, cesametli, devasa, muazzam, çarpıcı, azametli, ihtişamlı, muhteşem, şahane, haşmetli, görkemli, göz kamaştırıcı, göz alıcı, yüce..." gibi kelimeler yer alır.
Bu kelimeleri kullanarak kendinizi tanımladığınızda neler hissetmeye başladığınızı, gücünüzün nasıl devleştiğini göreceksiniz: İsterseniz bunu hemen şimdi yapın ve nasıl kudretli bir padişaha dönüştüğünüzü görün:
"Kendimi muhteşem hissediyorum. İnanılmaz harikalıkta işler başardım. Ben son derece güçlüyüm. Son derece başarılıyım. Harika bir insanım. Başarmak çok kolay. Ne kadar zevkli işler yapmışım! Şimdi mükemmelleşiyorum. Azamet ve heyecan kuşatıyor beni. Gücün ruhumda dolaştığını görüyorum."
Bu sözleri, bunlara benzer cümleleri kendiniz hakkında yüzlerce kez tekrar edin. Kanatlanıp uçmaya başladığınızı göreceksiniz. "Hayır yalan söylüyorsunuz" diyecek size çevreniz. Ruhunuzun derinlerine fısıldayan şeytandan aynı olumsuz telkinleri işiteceksiniz. İnsanlar kendi yalanlarının kurbanı oldular. Yıllarca kendimize yalanlar söyledik. Güçsüz olduğumuzu, bahtsız ve başarısız olduğumuzu söyledik. Şimdi söylediğimiz bu yalanların esareti altında inliyoruz. Ne olurdu birileri çocukken bize bizi uçuracak yalanları nasıl söyleyeceğimizi öğretseydi.
"Sevinçten coşuyorum" derseniz yalan mı söylemiş olursunuz? Eğer bu sözü söylemeye devam ederseniz idam sehpasında bile sevinçten coşarsınız. Eğer "sıkıntıdan içimi kemiriyorum" demekte ısrar ederseniz padişah koltuğunda ölüm acısı yaşarsınız. Tekrar ediyorum. Kendi yalanlarımızın kurbanıyız. İnandığınız tek doğru vardır. O da mutlak olan doğru değil, kendimize ısrarla söylediğimizdir. Hangi yalanı kendinize ısrarla söylerseniz tüm ruhunuz ona inanacaktır. Alt bilinciniz neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmez. Sadece ona en çok söylediğinizi doğru kabul eder. Bizim tek doğrumuz kendimize ısrarla söylemeye devam ettiğimizdir.
Kendinize kırk gün deli olduğunuzu söylerseniz gerçekten deli olursunuz. Kırk gün akıllı olduğunuzu söylerseniz gerçekten akıllı olursunuz. Ona ne olmak istediğinizi söyleyin. Beyniniz olmak istediğiniz gibi olmakta zorluk çekmeyecektir. Her renge girebiliriz, her farklılığı ustalıkla başarabiliriz.

Bu bölümü tekrar okuyup üzerinde düşünmenizi öneriyorum. Coşkunuzu geliştirdiğinizde sahip olduğunuz enerjiyi kullanarak nereye gitmek istediğinizi belirlemeniz gerekecektir. Hedefiniz nedir? Kaderinizi yönlendirmenin yolu hedefinizi belirlemekten geçiyor. Gelecek bölümde hedef üzerinde çalışmaya hazır mısınız? Kainat gemisinin kaptanı soruyor: "Nereye gitmek istiyorsunuz?" 

Benzer Konular (Similar Topics)(Похожие темы)( Sujets similaires) ( Ähnliche Themen) (مواضيع مماثلة)