
Çevirci -Translate - Перевести
Hayat Bilgisi
1-3. Sınıf · Konu Anlatımı · İnteraktif Testler
Türkçe
1-12. Sınıf · Dil Bilgisi · Okuma Anlama · Testler
Matematik
1-12. Sınıf · Konu Anlatımı · Problemler · Testler
İngilizce
1-12. Sınıf · Kelimeler · Dil Bilgisi · Testler
Fen Bilimleri
1-12. Sınıf · Konu Anlatımı · Deneyler · Testler
Sosyal Bilgiler
4-12. Sınıf · Tarih · Coğrafya · Vatandaşlık
Değerlerimiz
Sevgi · Saygı · Dürüstlük · Hoşgörü · Yardımlaşma
Tasarruf ve Ekonomi
Su Tasarrufu · Enerji · Geri Dönüşüm · Birikim
Atatürk ve Cumhuriyet
Cumhuriyet · Atatürk · 29 Ekim · Milli Bayramlar
Bilim ve Teknoloji
İcatlar · Robotik · Uzay · Yapay Zeka
Doğada Hayat
Çevre Koruma · Geri Dönüşüm · Mevsimler · Hayvanlar
Güvenli Hayat
Trafik Kuralları · Acil Durum · Ev Güvenliği
Tüm Dersler Tek Bir Yerde!
1. Sınıftan 12. Sınıfa Tüm Dersler · İnteraktif Testler · Konu Anlatımları · PDF Dökümanlar
Türkiye'nin En Kapsamlı Ders Platformu
2 Ağustos 2019 Cuma
12.000 Yıllık Örtbas: Dropa Disk’leri

10.000 Yıllık Nükleer Savaş (Destanı) Mahabharata

Onbin Yıllık Nükleer Savaş,Dünyalılarla uzaylılar mı savaştı,10.000 Yıllık Nükleer Savaş (Destanı) Mahabharata,Radyoaktif ölümün reddedilmez tarifi,Bilim ve Vimanalar,Ufoloji ve Vimanalar,Mahabharata ve Vimanalar,İndus Uygarlığı Konularını bilgievlerim.blogspot.com olarak sizler için araştırdık Makalemizi sonuna kadar okumanızı tavsiye ediyoruz....
Dhammapada “Mahabharata çok büyük ve karmaşıktır ama 18 Yüzyıl öncesini çok net olarak açıklamaktadır.”
Reader´s Digest “Mysteries of the Unexplained”
“Bu öyküyü kuru bir çubuğa anlatsaydın, yapraklanır ve köklenirdi.” (Henri Michaux)
1 Şubat 2019 Cuma
11 Eylül'ün Sırları Hakkında Önemli Bilgiler
11 Eylül'ün Sırları
Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin, uçakların çarpmasının ardından çökmesi hâlen Dünya'nın en karanlık olayı olarak karşımızda duruyor. İşte dehşet verici kanıtlar, görgü tanıkları, ifadeler, fotoğraflar, belgeler ve büyük yankı uyandıran Türkçe altyazılı belgesel.
11 Eylül 2001 günü meydana gelen olaylar
Yerel Saatle 08:46:30 da bir uçak Dünya Ticaret Merkezi Kuzey Kulesi 94. -98. katları arasına kulenin kuzey tarafından çarptı.
Bina çarpmadan 102 dakika sonra yıkıldı.
Bina çarpmadan 102 dakika sonra yıkıldı.
7 Sayısının Sırrı Hakkında Bilmedikleriniz
İnsanlar gibi sayıların da karakterlisi karaktersizi, şanslısı, şanssızı, sevileni, sevilmeyeni var galiba. 2 yıl önce iş yerimin bulunduğu apartmanda 13 numaralı daire yoktu. 13 sayısının uğursuzluğu gibi, 7 sayısı da uğur sayısı olarak kabul edilir. İnsanlara "Uğurlu sayınız nedir?" diye sorulduğunda genellikle "7" cevabı alınıyormuş. Peki 7 sayısı neden uğurlu?
7, ilkçağ düşünürlerinden beri insanları düşündürmüş bir sayı. Pisagorculara göre 7, tek sayı olarak erkektir ve uğuru temsil eder. Philolaus, 7 için "Her şeyin hâkimi ve lideri, bir tanrı gibi ebedî, metin, hareketsiz, yalnız kendine benzeyen, bütün diğerlerinden farklı olan tanrıça Athena’ya benzer." der. 7 sayısını uğurlu yapan bir başka önemli neden daha vardır. Kurân’a göre Allah, yeri ve göğü 7 günde ve 7 tabaka halinde yarattı. Hac sırasında Kâbe’nin etrafında dolanma, Tavaf ve Safayla Merve tepeleri arasındaki koşu da 7 kere yapılır. Mekke’de belli bir mevkide hacı, 7 kere "Allah-u Ekber!" diye bağırır. Haccın sonunda şeytan, 7 taşla taşlanır.
24 Eylül 2018 Pazartesi
Aşil Efsanesi ve Truva Savaşı
19 Haziran 2018 Salı
İstanbul Efsaneleri
17 Haziran 2018 Pazar
Atlantis Efsanesi: Kayıp Kıtanın Peşinde
Atlantis Efsanesi: Kayıp Kıtanın Peşinde
Atlantis… İnsanlık tarihinin en büyüleyici ve en gizemli efsanelerinden biri. Bugün şairlerin, romantiklerin ve hayalperestlerin yitirilmiş cenneti, keşfedilmemiş bir El Dorado, mükemmel bir ütopya olarak anılan Atlantis, yarın belki de bilimin konusu olacak. Peki, bu kadim kıta gerçekten var mıydı? Yoksa Platon'un ideal devletini anlatmak için yarattığı felsefi bir kurgu muydu?
Bu yazıda, Platon'un diyaloglarından megalit uygarlıklara, Santorini patlamasından İngiltere teorisine, İskenderiye açıklarındaki sualtı kazılarından Okinawa'daki batık piramide kadar Atlantis efsanesinin izini süreceğiz. Kayıp kıtanın ardındaki gerçeği — ya da gerçekleri — arkeolojik, tarihsel ve bilimsel veriler ışığında inceleyeceğiz.
Platon'un Atlantis'i: Felsefi Bir Kurgu mu, Tarihsel Gerçek mi?
Atlantis'ten ilk kez MÖ 4. yüzyılda yaşamış büyük Yunan filozof Platon söz etmiştir. Platon, Timaios ve Kritias adlı diyaloglarında, Mısırlı rahiplerden öğrendiği iddia edilen bu kadim uygarlığı anlatır. Platon'a göre Atlantis, Herkül Sütunları (Cebelitarık Boğazı) açıklarında, Libya ve Asya'nın toplamından daha büyük bir adada kurulmuş, ileri bir uygarlığa sahip, denizci bir halktı.
"Nitekim, o zaman, o denize geçmek mümkündü: çünkü adlandırdığınız gibi, Herakles Sütunları denen ağzın ötesinde bir ada vardı. Hem, o ada bir araya getirilmiş Libya ve Asya'dan daha büyüktü..." — Platon, Timaios
Platon, Atlantis halkının Atinalıların atalarıyla savaştığını, ancak Atinalıların kahramanlığı sayesinde Atlantis'in ilerleyişinin durdurulduğunu anlatır. Sonrasında ise, depremler ve seller nedeniyle Atlantis bir gecede okyanusa gömülmüştür. Bu anlatı, Platon'un kendi ideal devlet anlayışını (devlet felsefesini) somutlaştırmak için kullandığı bir araç mıdır, yoksa gerçekten de unutulmuş bir tarihin yansıması mıdır? Bu soru, iki bin yıldan fazla bir süredir tartışılmaktadır.
Atlantis'in Peşinde: Bilimsel ve Tarihsel Yaklaşımlar
Platon'dan bu yana, Atlantis'in gerçek yeri konusunda 70'ten fazla kitap yazılmış ve sayısız teori öne sürülmüştür. Bunların arasında en dikkat çekici olanlardan biri, 17. yüzyıl İngiliz filozofu Francis Bacon'ın Yeni Atlantis adlı eseridir. Bacon, Atlantis'i Amerika kıtasıyla ilişkilendirmiştir. Ancak günümüzde, Atlantis'i aramanın bilimsel değeri, bu arayışın yarattığı kültürel ve mitolojik zenginlikten daha az görülmektedir.
Fransız tarihçi Pierre Vidal-Naquet'ye göre, Atlantis kavramı zaman içinde "bilginlerden yarı-bilginlere, ardından da mitomanların tekeline" girmiştir. Bugün Sahra'dan Sibirya'ya, Titicaca Gölü'nden Tibet'e kadar dünyanın dört bir yanında Atlantis rüyasının peşinde koşanlar vardır. Ancak Vidal-Naquet, tüm bu arayışların temelinde Platon'un ideal kentini benimsetmek için uydurduğu bir efsane olduğunu savunur.
Buna karşılık, bazı araştırmacılar Atlantis'in izlerinin arkeolojik buluntularda saklı olduğunu ileri sürer. İtalyan fizikçi ve arkeolog Vittorio Castellani, Pisa Üniversitesi'nde yürüttüğü çalışmalarda, Atlantis'in Büyük Britanya (İngiltere) olabileceğini öne sürmüştür. Castellani'ye göre, Son Buzul Çağı'nın sonunda deniz seviyesi yükselmiş ve Büyük Britanya Avrupa anakarasından kopmuştur. Bu jeolojik süreç, Platon'un anlattığı "batma" olayıyla örtüşmektedir.
Megalit Uygarlıkları ve Atlantis Bağlantısı
Atlantis teorilerinin en ilginç olanlarından biri, bu kayıp uygarlığı Avrupa'nın megalit (anıttaş) kültürleriyle ilişkilendirir. Stonehenge, Avebury, dolmenler ve menhirler, bu teorinin temel taşlarıdır. Castellani'ye göre, bu megalit yapılar Atlantis'ten gelen halk tarafından inşa edilmiştir. "Bu izleri bulduğum kanısındayım. Avrupa'nın Atlantik kıyılarında ne olduğunu görmeye gidersek, izlerin apaçık olduğunu kabul etmek zorundayız; sadece tanımayı bilmek gerek."
Megalit kültürünün, Yakındoğu kökenli halkların barbarlaşmasıyla ortaya çıktığı sanılıyordu. Ancak karbon 14 tarihlendirme yöntemindeki gelişmeler, bu varsayımı altüst etti. Avrupa'daki ilk dolmenler, Mısır piramitlerinden 2000 yıl önce dikilmişti. Bu, tarım ve uygarlığın en azından iki ayrı merkezde doğduğunu gösterir. Castellani, bu bulguları şöyle yorumlar: "Arkeolojik buluntular iyi değerlendirildiğinde, Atlantis uygarlığı diyebileceğimiz, Avrupa'daki bu evrimin bir başlangıcı ve sürekliliğinin olduğu ortaya çıkıyor."
Menhirler (tektaşlar) ve kromlekler (çember şeklinde dizilmiş menhirler), İrlanda, İngiltere ve İskoçya'da yaygındır. Avebury ve Stonehenge, bu yapıların en görkemli örnekleridir. Bu anıt kompleksleri, muhtemelen toplantı ve dini tören alanları olarak kullanılmıştır. Castellani'ye göre, Atlantisliler'i "kendini tek bir dinle tanımlayan, onlarca kabile grubuna bölünmüş bir halk" olarak düşünmeliyiz.
Okyanustaki Piramit: Yonaguni Adası
Atlantis efsanesine ilişkin en ilginç buluntulardan biri, Japonya'nın Okinawa Adası açıklarında, Yonaguni Adası'nın yakınlarında keşfedilmiştir. Suyun 25 metre altında, tabanı 200x150 metre, yüksekliği 30 metre olan 5 katlı bir yapı bulunmaktadır. Yerbilimci Masaki Kimura (Okinawa Üniversitesi), bu yapının "Doğanın eseri olamayacağını" belirtir.
Yapı, bir dizi kocaman basamaktan oluşmakta ve Asurlar'ın eski tapınaklarını (zigguratları) andırmaktadır. Kimura, "Ben blokların köşe ve açılarının bu kadar dik kesildiği başka doğal örnekler bilmiyorum" diyerek yapının yapay olduğunu savunur. Bu yapının 10.000 yıllık olduğu tahmin edilmektedir; bu da onu insanlık tarihinin bilinen en eski büyük yapıtlarından biri yapar.
Ancak arkeolog Jim Mower (University College London), temkinli davranılması gerektiğini belirterek şöyle der: "10.000 yıllık yapay bir yapının keşfedildiği onaylanırsa, Eski Çağ tarihi bölümünü baştan sona yeniden yazmak gerekir. Onu inşa eden halk, en azından Mezopotamya ve İndüs Vadisi'nde yaşayan insanlara denkti."
Atlantis için Altı Varsayım: Tartessos'tan Girit'e
Atlantis'in yeri konusunda yüzyıllar boyunca pek çok varsayım öne sürülmüştür. İşte en bilinen altı teori:
- Atlantis = Tartessos: Eski Çağ'ın gizemli kenti Tartessos'un İspanya kıyısında olduğu sanılır. Yunanlı tarihçi Herodotos'a göre burası zengin ve adil bir ülkeydi.
- Atlantis = Yunus Sırtı: 1800'lerde Philadelphialı Ignatius Donnely, Atlantis'in Atlantik Okyanusu'na batmış bir yayla olduğunu savundu.
- Atlantis = Kanarya Adaları: Kanarya Adaları, Azorlar ve Madeira'nın Atlantis'in kalıntıları olduğu öne sürüldü.
- Atlantis = Kara Afrika: Kâşif Leo Frobenius, Atlantis'in Nijerya'daki Yoruba Irmağı kıyısında olduğunu iddia etti.
- Atlantis = Santorini: Yanardağ patlamasıyla yok olan Santorini, uzun süre Atlantis adayı olarak görüldü. Ancak Platon'un verdiği tarihle uyuşmaz.
- Atlantis = Girit: Minos Uygarlığı'nın merkezi Girit, Platon'un bazı anlattıklarıyla uyuşur. Depremler ve Santorini patlamasıyla zayıf düşen Girit, Mikenliler tarafından istila edilmiştir.
Son İddia: Suyun Altında İki Kent — Menutis ve Heraklion
Son yıllarda, Mısır'ın İskenderiye açıklarında, Fransız arkeolog Franck Goddio yönetiminde yapılan sualtı kazıları, Atlantis efsanesine yeni bir boyut kazandırdı. Menutis ve Heraklion adlı iki eski Mısır kenti, deniz seviyesinin yükselmesi ve depremler nedeniyle sular altında kalmıştı.
Kazılarda Ptolemaioslar dönemine ait Serapis heykelleri ve daha eski firavunlar dönemine ait tanrıça İsis heykelleri bulundu. Bu bulgular, bölgenin Herodotos'un tarihinde adı geçen Heraklion kenti olma olasılığını artırdı. Ancak Herodotos'un 2500 yıl önce kaydettiği bir not, Atlantis heyecanını törpülüyor: "Adını duyduk; ama burası değil."
Goddio'ya göre, Akdeniz'deki Mısır kıyıları binlerce yıl içinde büyük evrimler geçirdi. Depremler suları yükseltti ve bazı kentleri sular altında bıraktı. Bu, Platon'un Atlantis anlatısındaki "batma" motifine benzer olsa da, arkeolojik bulgular Atlantis'in yerinin belirlenmesi için henüz yeterli değildir.
"Atlantis bir günde batmadı. Olasılıkla deniz baskınına uğradı ve başka uygarlıklar tarafından aşıldı; ama, Atlantisliler'in soyu tamamen tükenmedi." — Vittorio Castellani
Sonuç: Atlantis — Bir Rüya mı, Yoksa Unutulmuş Bir Gerçek mi?
Atlantis efsanesi, insanlığın kayıp cennet özlemini, bilinmeyene duyulan merakı ve geçmişe dair romantik anlatıları temsil eder. Platon'un felsefi kurgusu, iki bin yılı aşkın bir süredir sayısız teori, keşif ve tartışmaya ilham kaynağı olmuştur.
Bilimsel olarak bakıldığında, Atlantis'in varlığına dair kesin bir kanıt henüz yoktur. Ancak bu, efsanenin değersiz olduğu anlamına gelmez. Atlantis, kültürel ve felsefi bir metafor olarak, insan uygarlığının yükselişi, çöküşü ve yeniden doğuşu hakkında önemli dersler içerir. Megalit uygarlıklardan Mısır'daki sualtı kentlerine, Yonaguni piramidinden Santorini patlamasına kadar her buluntu, Atlantis'in ardındaki gerçeği arayışımızda birer parçadır.
Belki de Atlantis, hiçbir zaman tek bir coğrafyada var olmamış; ancak insanlığın ortak hayal gücünde, mitlerinde ve rüyalarında yaşamaya devam etmiştir. Ve belki de en doğru cevap, Atlantis'in her yerde ve hiçbir yerde olduğudur — bir ütopya, bir uyarı ve bir ilham kaynağı olarak.
📚 Kaynakça
- Platon — Timaios / Kritias (Atlantis diyalogları)
- Antik Yunan Tarihi – Dr. Eren Karakoç
- Deniz, Avrupa'yı Nasıl Yuttu? – Vittorio Castellani (Ananke Yayınları)
- Pierre Vidal-Naquet, Atlantis: Eine kleine Geschichte
- Herodotos, Historiai (Tarih)
- Ignatius Donnelly, Atlantis: The Antediluvian World (1882)
www.bensaglik.blogspot.com için özel olarak hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.



























