Olmekler ve ”La Venta” Şehrinin Keşfi
Olmekler Orta Amerika’nın Kolomb öncesi ve Aztek-öncesi bir halkıdır. MÖ 1200 yıllarından başlayarak MÖ 500 yıllarına kadar Orta Amerika’nın büyük bir kesiminde hüküm sürdükleri sanılmaktadır. Yaşadıkları bölge Meksika Körfezi kıyılarından Büyük Okyanus’a ve Kosta Rika’nın güneyine uzanır.
”La Venta değerli arkeolojik nesnelerin tükenmez bir madenidir.” ( MIGUEL COVARRUBIAS ) Meksikalı sanatçı ve yazar Miguel Covarrubias’ın La Venta’ya ilişkin bu övgüsü yetmiş yıl önceki kadar geçerlidir. Orada bulunan nesnelerle aynı ölçüde önemli bir nokta ise, kentin modern dünyaya, uygarlığın evriminde yerkürenin tropikal bölgelerinin oynadığı rolü hatırlatıcı bir örneği sunmasıdır.
Nebatiler : Kayalıklara Can Veren Sanatkarlar
Nebatiler, köken olarak Kuzeybatı Arabistan’da yaşayan göçebe bir kavimdiler. MÖ 4. yüzyılda ilk defa tarih sahnesinde görünmüştürler. Ölü Deniz’in 80 km güneyinde, Ürdün Çölünün kenarında yaşamışlardı, buraya Arap yarımadasından gelmişlerdi. Hayvancılık ve ticaretle uğraşan göçebe kabilelerdi. Saldırılardan uzak güvenli yer Vadi Musa’ya yerleştiler. Burada deve, koyun, keçi ve at beslediler, çölde teraslar kurup üzüm bağları ve zeytin yetiştirdiler.
Ticaret yollarını kontrol etmeleriyle tanındırlar. Baharat, tütsü, yağ ve parfüm ticaretinde ustalaştılar. Romalılar ve Helenistik dönem Yunanlılarıyla; Perslerle ticaret yaptılar. Kervanları Arabistan’dan Akdeniz’e, Mısır ve Mezopotamya’ya sevk ettiler.
Narmer: Birleşik Mısır’ın İlk Hükümdarı
Birleşik Mısır‘ın ilk hükümdarı Narmer bizim için bir isimden çok ötedir. 1898 yılında arkeologlar, Hierakonpolis’teki ”Ana Yatak” adı verilen sahada onun adını taşıyan rölyeflerle süslü iki adet obje çıkarttılar. Anıt niteliğindeki, neredeyse kusursuz korunmuş, üzerinde göz boyası öğütülen bu paletin bir yüzünde, başında Yukarı Mısır’ın Beyaz Tacı ile Narmer betimlenmişti.
Burada Narmer, korkudan sinmiş bir Nil Deltası yerlisinin canını alıyordu. Paletin diğer yüzünde, Aşağı Mısır’ın Kızıl Tacı’nı takmış ve başı kesilmiş on cesedi seyrediyordu. Uzun süre, bu sahnelerin M.Ö. yaklaşık 3100 yılında Mısır’ı tek bir yönetici altında birleştirme mücadelesi sonunda elde edilen zaferin anısına olduğu düşünüldü. Gel gelelim, akademisyenler artık bu paletin temasının, birleşme sonrası ortaya çıkan isyanların bastırılması olarak ele alınması gerektiği görüşündeler: Gerçekten olan bu olay, sonraki yıla adını vermiştir.