bilgievlerim: Olmekler ve Antik Şehirleri (La Venta)
Logo Design by bilgievlerim.blogspot.com
TÜRKİYE CANIM FEDA TÜRKİYE CANIM FEDA

Çevirci -Translate - Перевести


4 Temmuz 2020 Cumartesi

Olmekler ve Antik Şehirleri (La Venta)






Olmekler ve ”La Venta” Şehrinin Keşfi

Olmekler Orta Amerika’nın Kolomb öncesi ve Aztek-öncesi bir halkıdır. MÖ 1200 yıllarından başlayarak MÖ 500 yıllarına kadar Orta Amerika’nın büyük bir kesiminde hüküm sürdükleri sanılmaktadır. Yaşadıkları bölge Meksika Körfezi kıyılarından Büyük Okyanus’a ve Kosta Rika’nın güneyine uzanır.
”La Venta değerli arkeolojik nesnelerin tükenmez bir madenidir.” ( MIGUEL COVARRUBIAS ) Meksikalı sanatçı ve yazar Miguel Covarrubias’ın La Venta’ya ilişkin bu övgüsü yetmiş yıl önceki kadar geçerlidir. Orada bulunan nesnelerle aynı ölçüde önemli bir nokta ise, kentin modern dünyaya, uygarlığın evriminde yerkürenin tropikal bölgelerinin oynadığı rolü hatırlatıcı bir örneği sunmasıdır. 





Danimarka asıllı Amerikan kâşif Frans Blom ile antropolog ve etnolog Oliver La Farge, 1926’da Maya harabelerini aramak üzere Meksika’nın Tabasco eyaletinde motorlu ufak şalupaları Lupata’yla Blasillo Nehri’nin yukarı çığırına ilerlediler. Grijalva Nehri’nin taşkın ovasını kaplayan bataklıklardaki bir adada dikili taş anıtları olduğunu duydukları için, modern bilimsel araştırmaların odağına henüz yeni girmiş antik Maya uygarlığının doğu sınırlarını belirlemeyi umuyorlardı.
                                             La Venta şehrinin Mezoamerikada ki konumu
Gelgelelim, buldukları taşlar kendi ifadeleriyle belli belirsiz “Mayamsı”ydı ve bilinen Mezoamerika kültürlerinin sanat ölçütlerinin hiçbirine uymamaktaydı. Aslında, Mayalardan yüzyıllarca önceye inen ve sonraları Mezoamerika’nın “ana kültür”ü diye anılacak olan Olmek uygarlığının kalıntılarıyla karşılaşmışlardı. İkilinin keşfe çıktığı çalılık ve bataklık arazideki yüksek zeminli “ada”, şimdi La Venta olarak bilinen Olmek kentinin kurulduğu yerdi. La Venta MÖ 900-400 arasında, daha batıdaki Coatzacoalcos Nehri havzasında bulunan ve o sırada büyük ölçüde terk edilen San Lorenzo’nun peşi sıra, ikinci Olmek kenti olarak ortaya çıkmıştı.



La Venta’daki Sunak 5 adlı anıt. Tahtın ön tarafında değerli bir nesne sunarmış gibi bir duruşla ve kucağında bir bebekle kovuktan ya da mağaradan çıkan bir figür yer alır. Yan taraflardaki sahnelerde jaguar yavrusuna benzer yaratıkları dizginlemeye çalışan yetişkinler görülür. Yüksekliği 1.54 m olan anıt, Antikçağ’da ağır hasara uğramıştı.

Olmekler’in Kraliyet ve Ayin Kenti





La Venta’da arkeologların yürüttüğü sonraki araştırmalar, antik yerleşmenin kabaca 200 hektarlık alanı kapladığını ve belki 1.000’i bulan küçük yerleşik nüfusla bir Kraliyet/Ayin Kenti olduğunu ortaya koydu. Bu sakinler çok daha geniş bir toplumun seçkin tabakasıydı; onlara güç, otorite ve zenginlik kazandıran ise çevredeki hinterlantta oturan çiftçi, balıkçı ve zanaatkâr ahalinin desteğiydi.
Kentlerin hem maddi dünyada hem de yaratıcılarının ve sakinlerinin zihinlerinde yer alışı, La Venta’da çarpıcı bir açıklık taşır. La Venta’nın kentsel nüvesinin gözle görülür unsurlarında, arkeologların “kompleks” olarak andığı ayrı toprak tümsek ve avlu yığınları öne çıkar; bunlar kuzeyin sekiz derece batısı yönelimli ve temelde simetrik bir hizayla yerleştirilmiştir. Tümseklerin üstünde direkli duvarlarla ve saz çamlarla inşa edilmiş evler ve tapınaklar vardı herhalde; ama kalıntıları çoktan yok olmuştur.
                        La Venta’da bütün bölgeye hakim konumundaki Piramit C’nin havadan görünüşü
Tablolar ya da dekorlar halinde kümelenmiş taş heykeller, La Venta’daki manzaranın diğer başat unsurunu oluştururdu. Bu muhteşem sanat eserlerinde, Olmek hükümdarları, ilahlar ve doğaüstü güçleri tasvir edilirdi. Bazıları tonlarca olmak üzere, 100’den fazla anıtın oyulmasında kullanılan taşlar çok uzak yerlerden asgari teknolojiyle ama hatırı sayılır mühendislik beceriyle ve büyük işgücü tahsisiyle getirilirdi. Olmek heykel sanatının alametifarikası sayılan dört Devasa Baş, gerçek hükümdarları ya da ilahlaştırılmış atalarını tasvir ediyor olabilir. Diğer oyma eserler çok büyük dikdörtgen tahtlar (“sunaklar”), dik steller, doğal büyüklükte müstakil insan figürleri, insan ve hayvan formunda başka birçok heykeldir.



Yer üstündeki La Venta’yı tamamlayıcı bir veçhe, yerlerini sadece gömenlerin ve belki birkaç kişinin daha bildiği çok çeşitli mezarlar, irili ufaklı sunular ve zulalardı. Çoğu arkeolog bu saklı katmanların yer üstündeki şekillerle birlikte, üç boyutlu bir kozmogramı, yani Olmekler’in kafasındaki evren tasvirini yaratmaya yönelik olduğunda hemfikirdir; ama kozmogramın asıl mesajı ve bileşenlerinin anlamları sonu gelmez tartışma konularıdır.
                                                    La Venta’da bir Olmek başı

Kozmogramın Başlıca Gömülü Unsurları

Mezarların yanı sıra, özel olarak seçilmiş kille kaplanıp derin çukurlara konulmuş tonlarca yılantaşı biçmeden oluşan dört Koca Sunu ve yeşil şist biçmeleriyle son derece geometrik bir düzende döşenmiş Mozaik Kaplamalar’dır. Mezarlar’ın içindeki kemiklerin çürümesine karşın, ölüleri bezemek üzere yeşimden ve başka nadir malzemelerden yapılmış çok çeşitli mücevherler ve süsler durmaktadır. Sunu 4’teki birçok gömülü unsur içinde belki de en olağandışı olanı, on altı taş heykelciğin yer aldığı bir tablodur; tabloda taş baltalardan oluşan bir duvarın önünde dikili adamlar, diğer adamların önlerinden geçişini seyreder haldedir. Bu sahne, sununun fiilen yerleştirilişi sırasında düzenlenen gerçek bir törenin taklidi olabilir.



                                                            Olmek Mozaiği
Mücevherlerin ve heykelciklerin yapımında kullanılan yeşimin, deniz kabuklarının ve diğer egzotik malzemelerin Sierra de las Minas, Guatemala, Orta Meksika ve Pasifik kıyısı gibi uzak yerlerden getirilmiş olması, La Venta merkezli yaygın ticaret şebekelerinin varlığını doğrular. La Venta’nın MÖ 400 dolaylarında gerilemesinin ve terk edilmesinin sebepleri açık değildir; ama yerleşmenin çevresindeki nehirlerin ve delta ovasının mille dolması. Olmek yöneticilerinin varlığına dayanak oluşturan kırsal halkı olumsuz etkilemiş olabilir. Her halükârda, “bataklıktaki ada“ Blom ve La Farge’ın antik kentin cengelle kaplı harabelerini temizleyip çiftlikler oluşturmaya çalışan birkaç Nahuatl Yerlisiyle karşılaştığı 20. yüzyıla kadar esas itibariyle ıssız kaldı.



Piramit C’nin güneyindeki meydanda bulunan Devasa Baş 1, büyük olasılıkla La Venta’nın son hükümdarının ya da belki ilahlaştırılmış bir atasının potresidir.
Kaynakça :
J.J.NORWİCH, Antik Dünyayı Şekillendiren Kentler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benzer Konular (Similar Topics)(Похожие темы)( Sujets similaires) ( Ähnliche Themen) (مواضيع مماثلة)