bilgievlerim: Üniversite Adaylarına Tavsiyeler
Logo Design by bilgievlerim.blogspot.com
TÜRKİYE CANIM FEDA TÜRKİYE CANIM FEDA

Çevirci -Translate - Перевести


24 Aralık 2019 Salı

Üniversite Adaylarına Tavsiyeler








Üniversite Adaylarına Tavsiyeler

*Testi bir yemek olarak düşünürsek öğrenci önündeki yemeğin malzemesini bilmeli ve ona göre yemeli.

*Nasıl maça çıkmadan bütün şartları değerlendirmemiz gerekir ve koşuya, başlaman güneş de olabilir, yağmur da yağabilir;hatta koşunun başında ayağınız tökezleyebilir!Ama ne olursa olsun koşuyu tamamlamalısınız. Çalışmakta böyledir.

*çocuk hayatında bir kere başarıyı tatmalı ve bu başarıdan dolayı takdir edilmelidir. Bu mutluluğu daha sonra bütün derslere taşıyabilirsiniz.


*Bir dersin başına oturduğunuz zaman,  en sevdiğiniz yemeğin başına oturmuş ya da sevdiğiniz bir dostunuzun sizi ziyaret etmesi gibi zevk duymanız lazım. 






DOĞRU DERS ÇALIŞMA KURALLARI

Üniversite sınavında elbette bir endişe yaşanacaktır, yaşanmalıdır da. Ancak bunun makul ölçülerde olması ve sınava hazırlanmada teşvik edici rol oynayabilmesinin birkaç yolu vardır.

Her gün düzenli şekilde yapılan 10-15 dakikalık beden egzersizleri, doğru ve tam nefes alma egzersizleri bunlardandır. Ancak kaygıyı azaltmada asıl etkili faktör, "kendine güven"dir ve bu da kolay kazanılan bir özellik değildir.  kendine güvenin en önemli kaynağı yeterli ve doğru çalışmaktır.

Üniversiteyi kazanan, özellikle istediği bir üniversiteye  ve programa yerleşen yüzlerce öğrenciyi gözlediğinizde şunu göreceksiniz:Üniversiteyi çok zekiler değil, kazanmayı gerçekten çok isteyen  ve doğru çalışmasını bilen insanlar kazanmaktadır. İşte bu iki husus  sınavı kazanmanın sihirli anahtarıdır. 





Çok istemek ve bunu kendisi için istemek, doğru çalışma yaklaşımını uygulayabilmek.

Üniversiteye girmeyi çok arzulamak sınavı kazanmanın en önemli şartıdır. Ancak kesinlikle yeterli şartı değildir. Doğru çalışmasını bilmek ve bu doğru çalışma yöntemini kullanmak da şarttır. Bakın "çok çalışmak" demedik, "doğru çalışmak" ifadesini kullandık. Bazı öğrenciler cidden çok çalışır. Bir günde 8-10 saat, belki daha fazla çalışan öğrencilere rastlamak mümkündür.

Bunların bazılarının durumu; 2.  viteste otomobilin gazına sonuna kadar basmak gibidir. Motoru dinlediğiniz zaman kendini parçalarcasına bir ses işitirsiniz. Ama otomobilin hızı 50-60 kilometreyi geçmez. Hararet yükselir ve motor aşınır.





Bunda ısrarı sürdürürseniz, daha kötü sonuçlar ortaya çıkar. Bu cümleler ve verilen örneğin anlamı şu değildir:"Az çalış, günde 8-10 saat çalışmanın faydası yok. "Bunu söylemek istemiyoruz. Söylemek istenen şey "Doğru çalış!" O halde nedir "Doğru çalışmak" Birçoğumuz bunun anlamını biliriz.

DOĞRU ÇALIŞMANIN KURALLARI NELERDİR. . .  

1-İster okula, ister kursa, ister ikisine birden devam eden bir öğrenci olun;mutlaka derslere bir ön hazırlık yaparak katılın.

2-Derslerde aktif olun. Soru sorun, anladığı ya da anlamadığı noktalarda öğretmenlerden geri bildirim isteyen bir öğrenci olun.





3-Derste mutlaka not tutunuz ve tuttuğunuz notları temize çekerek tasnif edip saklayın.

4-Derslerden sonra, derste işlenen konulara mutlaka tekrar göz atın. Arkadaşlarınızla tartışın.

5-Kendinize ait, kendi özel şartlarınızı da içine alan bir çalışma planınız mutlaka olsun. Bu çalışma planının yapılmasında rehber uzmanınızdan yardım alın. Çalışma planınızda çalışacağınız derslerin öncelikleri, süreleri, dinlenme ve eğlenme zamanları gibi parçalar bulunsun.

6-Kendinize ait çalışma odasına sahip değilseniz, sessiz ve sakin bir köşe de işe yarar. Bu çalışma mekanınız iyi ısıtılmış, sakin, gösterişten uzak, tablo ve posterlerin bulunmadığı, müzik seti ve tv nin bulunmadığı bir mekan olsun.

7-Yatarak veya müzik dinleyerek ders çalışmayın.





8-Çalışmaya ayırdığınız saati bölmemek için, çalışmalarınızda gerekli bütün malzemeleri önceden masanızın üzerine koyun.

9-İster sözel, ister sayısal öğrencisi olun ama mutlaka "roman" okuyun. Okuyacağınız romanın türü çok önemli değil. Sevdiğiniz bir konuda olabilir. Ama zamanınızın bir bölümünü mutlaka roman okuyarak geçirin.

10-Deneme sınavlarının puan olarak sonuçlarına çok aldırış etmeyin. Ancak hangi dersten kaç soru yaptığınıza özellikle dikkat edin. Böylece çalışma önceliklerinizi tespit etmiş olursunuz.

11-Bazı öğrencilerin gerek kendilerinin,  gerekse anne-babalarının vicdanlarını rahatlatmak için yaptıkları bir yanlışı siz yapmayın: "En başarılı olduğunuz ve çalışmaktan en çok zevk aldığınız" derse ya da derslere çok çalışıp, sevmediğiniz ya da "ne yapsam zaten olmaz!" önyargısını geliştirdiğiniz derslerle ilgilenmemek ciddi bir hatadır. Bu hataya düşmeyin.

12-Sağlığınıza, beslenme düzeninize ve uyku alışkanlığınıza çeki düzen verin.





Ve sonuç: Kazanmayı çok isteyin, doğru çalışın. Ancak bu sınavı hayatınızın ölüm kalım meselesi haline getirmeyin. Her zaman "bir daha deneme",  "geçmişten ders alarak yeniden ve daha akıllı biçimde  yeniden deneme" seçeneğini, küçücük de olsa aklınızın bir köşesinde tutun. Unutmayın ki üniversite sınavı bir "zeka testi" veya "kişilik testi" değildir.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benzer Konular (Similar Topics)(Похожие темы)( Sujets similaires) ( Ähnliche Themen) (مواضيع مماثلة)