bilgievlerim: Atatürkün Öğrenim Hayatı
Logo Design by bilgievlerim.blogspot.com
TÜRKİYE CANIM FEDA TÜRKİYE CANIM FEDA

Çevirci -Translate - Перевести


9 Nisan 2020 Perşembe

Atatürkün Öğrenim Hayatı









Atatürkün Öğrenim Hayatı, Küçük Mustafa 1887 yılında Haziran ayında başladığı ilk öğrenim hayatına bir süreliğine annesi Zübeyde hanımın isteğine uyarak Hafız Mehmet Efendinin mahalle mektebinde devam etmiştir. Daha sonra çok geçmeden babası Ali Rıza Efendinin arzusu üzerine Selanik'te çağdaş eğitim yapmakta olan Şemsi Efendi Mektebine geçmiştir. Burada ilkokulunu bitiren küçük Mustafa Şemsi Efendi teni öğrencisinin zeka ve yeteneklerini takdir etmesinden dolayı Mustafayı kendi okulunda okumasından son derece memnun olmuştur. 

Küçük Mustafa bu okulda okumakta iken babası Ali Rıza Efendi ölmüştür. Babasının ölümü üzerine Zübeyde Hanım üç çocuğuyla bir süre Selanik yakınlarında bulunan Lankaza da yer alan Rapla çiftliğinde subaşılık yapan kardeşi erkek kardeşi Hüseyin Efendinin yanına yerleşmiştir. 








Çiftlik hayatı sebebi ile küçük Mustafa'nın öğrenim hayatı ister istemez bir süre aksamaktadır. Ancak çok zaman geçmeden Selaniğe dönen Küçük Mustafa halasının yanında bırakmış olduğu yerden öğrenim hayatına devam etmiştir. Şemsi Efendi okulundan bir süre sonra Küçük Mustafa Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne devama etmiş olsa da Kaymak Hafız adlı Arapça öğretmeninin kendisini hiç suçu yokken haksız yere sopayla vurması üzerine küçük Mustafa bu okuldan ayrılmıştır. 

1894 senesinin Ağustos ve Temmuz aylarında kendi verdiği kararla Askeri Rüştiyeye müracaat ederek öğrenim hayatına burada devam etmiştir. Küçük Mustafa yaz aylarında dayısı Hüseyin efendinin yanına gelerek okullar açılana kadar çiftlikte kalırdı. Mustafa yeni okulunu gerçekten de çok sevmişti arkadaşları içinde üstün yetenekleri ve zekası ile kısa bir zaman içinde kendisini gösteren Mustafa öğretmelerinin sevgisini kazanmıştır. Öğretmenleri nerede ise kendisine bir arkadaş muamelesi yapma gereğini hissetmişlerdi.

Bu okulda matematik öğretmenliğini yapan Yüzbaşı Mustafa Efendi genç öğrencisi olan Mustafa'nın zekası ve yetenekleri karşısında sınıfta bulunan diğer Mustafalar ile aralarındaki farklılığı belirtmek için öğrencisinin isminin sonuna ''Kemal'' adını koymuştur. Artık genç öğrenci Mustafa Kemal olmuştur. Daha sonra Mustafa Kemal Selanik Askeri Rüştiye okulunu bitirdikten sonra 13 Mart 1896 yılında Manastır Askeri İdadisine girmiştir. 





Bu okulda Ömer Naci ile arkadaşlık yapmıştır. İleri ki zamanlarda ünlü bir hatip olarak tanınacak olan bu kişi Mustafa Kemal'in edebiyat ve hitabet sevgisi için oldukça önemli bir rol oynamıştır. Mustafa Kemalin yakın arkadaşlarından biri olacak Ali Fethi Okyar da bu okulda öğrencilik yapmakta idi. Genç Mustafa Kemal askeri öğrenim hayatının yanı sıra yabancı dil öğrenimini de ihmal etmezdi. Yaz aylarında izinli olarak Selaniğe döndüğünde de Fransızca dersleri almakta idi. 

Manastır Askeri İdadisini de başarı ile bitiren Mustafa Kemal 13 Mart 1833 tarihinde ise İstanbul'da bulunan Harp Okuluna girmiştir. Tam üç sene süren başarılı bir Harbiye öğreniminden sonra Mustafa Kemal 10 Şubat 1902 yılında bu okulu Teğmen rütbesi alarak bitirmiştir. Daha sonra öğrenim hayatını Harp Akademisinde sürdürmüştür. 1903 senesinde ise Üsteğmen olmuştur. Mustafa Kemal 11 Ocak 1905 tarihinde de Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile Harp Akademisinden mezun olmuştur.


Mustafa Kemal Harp Okulu ve Harp Akademisinde yetenekleri, zekası ve üstün kişiliğiyle kendisini hocalarına ve arkadaşlarına tanıtmış onların saygısını ve içten sevgilerini kazanmıştır. Askerlik derslerine olan ilgisinin yanı sıra güzel söz söylemeye, edebiyat ve matematiğe de karşı eğilimi ve oldukça fazla merakı vardı. 





Mustafa Kemal Harbiye ve Harp Akademisinde iken millet ve memleket davalarıyla ilgilenmesi düşünce ve fikirlerini cesaretle ifade etmekten hiç çekinmemesi nedeni ile İnkılapçı ve aydın bir subay olarak tanınmıştır. İçinde yaşadığı devir istibdat idaresiydi ve bu davranışları ona katkı sağlayabilirdi. Ancak etrafındaki insanlar tarafından gerçekten oldukça fazla sevilmesi ve düşüncelerinde samimi olması, onun herhangi bir tertibe kurban gitmesini önlemiştir.

 Bunu ile beraber Mustafa Kemal Harp Akademisinden mezuniyetini beklediği günlerde padişahlık rejimi ve istibdat aleyhindeki düşünceleri ve bu durumu şüphe çektiğinden dolayı birkaç ay İstanbul'da tutuklu kalmıştır. Daha sonra bir nevi sürgün olarak vazifeyle birlikte 5 Şubat 1905 tarihinde Suriye bölgesine Şama atanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benzer Konular (Similar Topics)(Похожие темы)( Sujets similaires) ( Ähnliche Themen) (مواضيع مماثلة)